Dergi kolektifimiz, pandemi sürecinde evinde kalamayanların seslerini duyurmak için bir çağrıda bulundu. Fabrikalarda çalışan işçilerden, müzisyenlere, pek çok dostumuz bize ulaştı. Bizler de emekçilerin öykülerini, bazı yazım hatalarını düzeltmek dışında fazla dokunmadan yayınlıyoruz. Sizler de bize öykülerinizi ulaştırmak isterseniz, sanatvehayat2015@gmail.com adresinden bizlere ulaşabilirsiniz. 

Merhabalar benim hikayem biraz eski sayılır ama Covid-19 a denk gelen bir süreç olduğundan anlatmak istedim. Otomotiv yedek parça işçisi olduğum süreçte, bulunduğum depo tamamen Çin’den gelen ürünlerin piyasaya sürüldüğü bir işletmeydi. Çinden ayda 2, 3 konteynır gelir bizler boşaltım yaparak piyasaya süreriz.

Covid-19 süreci başladığında Çin’de üretimler daha durmamış, sevkler devam ediyordu. İlk gelen konteynırı salgın dan öncesi diyerek kendimizi teselli edip indirip piyasa sürdük. Salgın sürecinde gelen konteynırlarda bu sefer virüs zemin üzerinde kaç saat, kaç gün kalır hikayeleri ile kendimizi teselli edip çalışma mecburiyetimizi gidermiş olduk. İş güvenliğinin sıfır olduğu bir depo, ölüm ile sonuçlanan bir hastalık ve salgının tam merkezinden gelen ürünler ile temas kurup kurmama çelişkisi bizi her gün bitirip durdu.
İçinizi tüketen ya bize de bulaşırsa korkusu ve Çin’de yaşanan karantina süreçleri ile ürün tedariğinin azalmasından korkan şirketlerin milyonlarca liralık ürün talebini birden yapması… Birileri karlarından hiç bir şekilde vazgeçmezler, bizler ise o çarkın tam ortasında ezilmeye devam ederiz.
Aylık ciroları bir iki gün içinde hazırlayıp çıkarma telaşı, bunu yaşarken devletin gümrükleri halen açık tutmasından ötürü virüsün bize bulaşma telaşı ve işsizlik, düşünsenize veba bile ipek yolu ile Avrupaya ulaşmış, ya Covid 19? Böyle kala kalıyoruz işte.
Sonuç nedir diye sorarsanız, yoğunlaşan iş temposu, parmaklarımda oluşan kesik ile yaşadığım iş kazası ile virüs bulaşma korkusundan kısmi olarak uzaklaşma.
Aç kalmak ya da virüs ile dansa tutuşmak bir de tam ortasında iş kazaları, gayrısını siz düşünün…
Murat Doğan